
Türkiye’de ve İstanbul’da Huzurevleri ve Bakımevleri gelişiyor ve kurumsallaşıyor.
Yakın bir zamana kadar Türkiye, huzurevleri ve bakımevleri açısından sadece devlet işletmeleri ile sınırlı iken yaklaşık son 10 yıllık süreçte özel huzurevlerinin yatak kapasitesi Türkiye’de 5500, İstanbul’da 2300 yatak kapasitelerine ulaşmıştır.
Şu anda Türkiye’deki sağlık uygulamalarının olduğu hastane ve üniversiteler kronik ve devamlı bakım gerektiren hastaların uzun dönemli bakımlarını üstlenememektedir. Yatak kapasitelerinin sınırlı ve maliyetin yüksek oluşu , hastanelerin sürekli bakım ihtiyacına hizmet vermesini zorlaştırmaktadır.
Kurumsallaşmaya başlayan hastane dışı bakım üniteleri burada devreye girmektedir. Hastaneden , bakıma ihtiyacı olduğu halde taburcu olan hastanın yakını , ne yapacağının şaşkınlığını ve bazen de çaresizliğini yaşayabilir. Hasta yakınları, özel bakım hizmeti veren kurumlardaki maliyetin ağır geleceği düşüncesiyle , yakınlarına , evde kendileri bakma veya bakıcı tutma yolunu seçerler. Ancak , tutulan hastabakıcıların uzun süreli aynı kararlılıkla çalışmaması ve sürekli yaşanan problemler hasta yakınlarına sıkıntı olarak geri dönmektedir.
Hasta bakıcılar ile yaşanan problemlerin dışında , evde sürekli bakım gerektiren biri ile yoğun olarak ilgileniyor olmak da , ilgilenen kişi üzerinde olumsuz psikolojik etkiler yaratabilmektedir. Bireyler kendi hayatlarında kısıtlamaya gitmekte ve hastalarının bakımının gerektirdiği ölçüde , yaşam kalite ve standartlarından feragat etmek zorunda kalabilmektedirler. Hasta yakınlarının hastalarına en iyi şekilde bakmak için verdikleri emek , profesyonel bilgi ve tecrübe gerektiren ihtiyaçların karşısından yetersiz kalmaktadır.
Burada ihtiyaca cevap verecek olan kurumlar ise özel bakım merkezleridir. Bünyelerinde doktor, hemşire, hastabakıcı, psikolog gibi çalışanlar bulunduran huzur evleri ve özel bakım evleri birçok ihtiyaca cevap verir hale gelmişlerdir. Ayrı bir sektör haline gelen özel bakımevleri ve huzurevleri kurumsallaşarak , eskiden kalma dogmaları yıkarak hizmet sektöründeki yerini almaya başlamıştır.
Profesyonel kurumların sayıları arttıkça , bakımın ve hizmetin kalitesi artacaktır. Bu merkezleri aşağıdaki gibi kategorilere ayırabiliriz :
Özel Huzurevi:
Türkiye’deki Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliğine bağlı olarak ; Özel Huzurevleri , sadece 55 yaş üzeri sağlıklı bireylere hizmet verebilirler , 55 yaş altı hasta bakamazlar.Bunun yanı sıra; alkolik , bulaşıcı hastalığı veya ruh sağlığı problemi (şizofren vb.) olan bireylere de hizmet veremezler.
Özel Bakımevi :
Türkiye’deki Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliğine bağlı olarak ; Özel Bakımevi olarak ruhsatlandırılmış kurumlarda , eğer birey bakıma muhtaç ise , yaş sınırı aranmaz. Buna rağmen , yine özel huzurevlerinde olduğu gibi , alkolik,bulaşıcı hastalığı veya ruh sağlığı problemi olan kişilere hizmet verilemez.
Özel Huzurevi ve Bakımevi:
Türkiye’deki Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliğine bağlı olarak ; Özel Huzurevi ve Bakımevi olarak ruhsatlandırılmış kurumlar ise ; ayrı ayrı özel huzurevi ve özel bakımevlerinin hizmet verdiği her bireye hizmet verme yetkisine sahiptirler.
Özel Bakım Merkezi:
Özel bakım merkezleri , farklı zihinsel engellere sahip bireyleri , farklı yaş gruplarına ve cinsiyete göre sınıflandırarak hizmet veren kurumlardır. Bu kurumlar da , sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumuna bağlı olarak çalışır.